Anka Kuşu Kalesi

17 September - 31 October 2026

SANATORIUM, 17 Eylül - 31 Ekim 2026 tarihleri arasında, Christiane Peschek’in kişisel sergisi Anka Kuşu Kalesi’ne ev sahipliği yapıyor. Anka Kuşu Kalesi; Gaia’nın, insan yerleşiminin ötesinde ve sürekli dönüşüm hâlinde yaşayan bir sistem olduğu perspektifinden, arınma ve tortulaşmanın spekülatif bir dünyası olarak belirir. Sergi, antropomerkezci olmayan bir dünyanın hayalini kuran, kıyamet sonrası altı haftalık bir oyun alanıdır; dönüşümün, maddenin, belleğin ve zamanın birbirinden ayrılmaz olduğu bir duyarlılığa doğru algısal bir kaymayı oyunlu biçimde tetikler.

 

Süregelen dönüşümü içindeki Dünya, algı sahibi bir sistemdir; kaybı içine çeker, belleği depolar, zamanı biçimlendirir ve sonsuz beliriş ve çöküş döngüleri aracılığıyla yaşam üretir. Anka Kuşu Kalesi’nde Peschek, jeolojik süreçleri tortulaşma, sıkışma, kök salma, erozyon, duman, kül, arınma ve yenilenme gibi duygulanımsal süreçler için doğrudan itici güçler olarak kullanır. Yerleştirmenin içinden geçmek, bu yeryüzü hâllerinin art arda gelişinden oluşan bir yürüyüşe dönüşür. Yerleştirme bize bireysel ve toplumsal varoluşumuz içinde bu gezegensel süreçlerin tümünü taşıdığımızı hatırlatır: depolamak, kompostlamak, parçalanmak, sıkışmak ve yeniden başlamak. Peschek’e göre bu gezegensel bilinç bir mikrokozmosta temsil edilebilirr; fiziksel yerleştirmelerde tezahür ederek ritüeller, nesneler ve yazı aracılığıyla genişleyen bir mimari geliştirir.

 

Sergi, insan bedenselliği ile gezegen öğeleri arasındaki özsel ilişkiden ilham alır ve iki kata yayılan fiziksel ve duyusal bir geçiş olarak kurgulanır. Giriş katında ziyaretçiler ayakkabılarını çıkarmaya ve kokulu küller eşliğinde ritüelistik bir arınma gerçekleştirmeye davet edilir; ardından, içinde “HUMAN” (İNSAN) kelimesini yavaşça yakan tütsülerin bulunduğu bir çukur etrafında şekillenen düşünsel bir mekâna girerler. Çok kanallı bir ses yerleştirmesinin eşliğinde ziyaretçiler üst kata çıkar; buradaki yerleştirme genişlemiş bir yeryüzü bilinci üzerine düşünür. 

 

Sabit galeri sunumlarının aksine Anka Kuşu Kalesi, haftadan haftaya evrilen yirmi yeryüzü koşulundan oluşan etkin bir döngü eşliğinde, sürekli bir dönüşüm ve uyumlanma içeren bir sergidir. Altı hafta boyunca üst katta yer alan dört çalışma, döngünün bir sonraki evresini devreye sokmak üzere sürekli olarak değiştirilir; böylece sergi, “yeryüzülülüğün” insan bedeni aracılığıyla fiziksel olarak deneyimlendiği duygusal bir mikroiklim işlevi görür. Yerleştirme, derin bir duyusal yenilenme ve katı fiziksel biçimselliğin çözülmesiyle birlikte, mistik bir ötekiliğin deneysel alanına dönüşür.

 

Sergiye eşlik eden kapsamlı monografik kitap Gaia Scripts, Christiane Peschek’in Anka Kuşu Kalesi yerleştirmesi de dahil olmak üzere çalışmalarını belgeleyerek SANATORIUM ve MOUSSE tarafından yayımlanacak. Nadine Khalil editörlüğünde hazırlanan yayın, Shumon Basar, Kate Brown, Peter Sit ve Marlene Wenger’in katkılarını içeriyor. Serginin kapanış etkinliği sırasında galeride özel bir kitap lansmanı yapılacak.

 

Sanatçı hakkında:

Christiane Peschek, yapay bir kalp atışı ile hayatta kalan ve teknolojiye bağımlılığıyla şekillenen, yaşanmış melezlikten doğan çok disiplinli bir sanatçı ve araştırmacıdır. Çalışmaları, spekülatif kurgu, kozmoloji ve tekno-şamanizmden yararlanarak, kimliğin kırılgan hallerini keşfeder ve yeni duygusal mimarilere doğru genişler. Çalışmalarının merkezinde, bedensel, teknolojik ve ekolojik sistemler arasındaki karmaşık ilişkilerin keşfi yer alır. Resimler, sürükleyici enstalasyonlar, kolektif ritüeller ve inzivalar aracılığıyla, genişleyen ortamları ve doğa ile teknoloji arasındaki duygusal karşılıklı bağımlılığı araştırır. Geçicilik, hassasiyet, yorgunluk ve özlem, çalışmalarında güçlendirilerek kolektif rezonansa davet eden deneyimlere dönüştürülür.

 

Projeleri genellikle döngüler hâlinde gelişir; teori, zamanın ruhu, estetik ve kolektifliği birbirine dokuyarak bedeni hem kırılgan hem de güçlendirilmiş bir konumda ele alır. Moon Room – House of Contemporary Feeling ile Peschek, pratiğini deneysel stüdyo ortamına taşıyarak, duygu, özen ve birlikteliğin yeni biçimlerini keşfeden süreçleri kolaylaştırır. Eserleri, Kunsthalle Erfurt, Museum MARTA Herford, Centre Culturel Suisse Paris, NRW Forum Düsseldorf, Benaki Museum Athens, Kunsthaus Graz gibi önemli uluslararası koleksiyonlarda yer almakta ve Londra, Dubai, New York, Düsseldorf, Buenos Aires, İstanbul ve Berlin'de sergilenmektedir.